EN YENİ İÇERİKLER

Mousse Pasta Kreması Tarifi

0
pasta kreması tarifi nasıl yapılır

Mousse Pasta Kreması Nasıl Yapılır.

Sizlere köpük kıvamında bir pasta kreması tarifini; mousse pasta kreması tarifimizi sunuyoruz. Yaş pasta tarifi için ara katlara sürmek, pastayı kaplamak için bu tarifi kullanabilirsiniz.

Köpük gibi harika bir pasta kreması oluyor gerçekten. Özellikle çikolatalı yaş pasta yaparken, ara katlar için güzel bir krema olacak. Meyve dilimleri ile de güzel yakışıyor.

Mousse Pasta Kreması Tarifi Malzemeleri

  • 1.5 su bardağı kadar bitter damla çikolata (Bitter parça çikolata da kullanabilirsiniz)
  • 2 yemek kaşığı kadar toz şeker
  • 4-5  yemek kaşığı kadar su
  • yarım tatlı kaşığı kadar nescafe (bir tatlı kaşığı da olabilir)
  • 1 su bardağı kadar soğuk süt ve bir poşet toz krem şanti kullanacağız

Mousse Pasta Kreması Yapılışı

Mousse pasta kreması yapılışı için ilk olarak bir sos tenceresine suyumuzu alalım. Sonra üzerine toz şekeri ekleyelim. Nescafeyi ekleyelim üzerine, hepsini karıştıralım.

Kısık ateşte, su ısınıp, malzemeler birbirine karışana kadar karıştıralım bir kaşıkla.

Su kaynamaya yakın, içine damla çikolataları ekleyelim. Kısık ateşte karıştırıp, çikolatalar tamamen eriyene kadar karıştırmaya devam edelim.

pasta kreması tarifi ne çikolata ekle

Sonrasında çikolata karışımını bir cam karıştırma kasesine aktaralım. Şimdilik beklesin.

Bir su bardağı kadar soğuk süt ile birlikte bir poşet toz krem şantiyi çırpalım kabarana kadar. Mikserle çırptığımız bu karışımı da çikolatalı karışıma ekleyeceğiz.

Cam karıştırma kabına aktardığımız çikolatalı sosa, bu krem şantiyi ekliyoruz ve spatula ile karıştırıyoruz güzelce.

pasta kreması tarifi krem şantili

Tamamen karıştırdıktan sonra, mousse pasta kreması tarifimiz hazırdır. İstediğiniz gibi ara katlarda kullanabilirsiniz. Mousse pasta kreması yapılışı bu kadar. Köpük kıvamında bir çikolatalı krema.

pasta kreması tarifi

Mousse pasta kreması nasıl yapılır tarifimiz ile lezzetli pastalar dileriz.

Nefis Gelin Pastası Tarifi

0
gelin pastası nasıl yapılır Tarifi görsel açıklamaları ile birlikte

Gelin Pastası Nasıl Yapılır

Nefis gelin pastası tarifimizi sunuyoruz. Gelin pastası nasıl yapılır merak ediyorsanız tarifimizi mutlaka deneyiniz. 

Her ne kadar üç aşamadan oluşsa da nispeten kolay bir tarif. Pandispanyanın hazırlanması, şerbeti, muhallebisi ile tam ölçüsünde güzel bir tarif ile geliyor .

 Gelin Pastası Tarifi Malzemeleri

Pandispanya tarifi malzemeleri:

  • 4 tane yumurta gerekli, akları ve sarılarını çok güzel ayırmamız gerekli
  • yarım su bardağı kadar toz şeker
  • 1 su bardağı kadar elenmiş un
  • 1 paket vanilin

Gelin pastası şerbeti malzemeleri:

  • 3 su bardağı kadar süt gerekli
  • yarım su bardağı kadar toz şeker
  • 1 paket vanilin kullanalım

Gelin pastası muhallebisi için malzemeler:

  • 4 su bardağı kadar süt gerekli
  • 2 yemek kaşığı kadar un kullanıyoruz
  • 2 yemek kaşığı kadar nişasta
  • 1 tane yumurta gerekli
  • 1 paket vanilin gerekli
  • yarım su bardağı kadar toz şeker

Üzeri için malzemeler:

  • üzeri için hindistan cevizi

 

Nefis Gelin Pastası Yapılışı

Nefis gelin pastası   için ilk olarak yumurtamızın aklarını ve sarılarını ayıralım. Birbirine kesinlikle karışmasın.

Sonra yumurta aklarını mikserin yüksek devri ile güzelce çırpalım. Yumurta akları kabarıp, traş köpüğü gibi bir kıvam almalı katılaşmalı yani.

Sonra içine toz şekerimizi ekleyelim(yarım su bardağı kadar toz şeker)  yaklaşık üç dört dakika kadar daha çırpalım.

Başka bir kapta yumurta sarılarını güzelce çırpalım mikserle.  Şimdi yumurta sarılarını yavaş yavaş yumurta aklarına ekleyelim. Ama eklerken bu kez spatula ile bir yandan yavaş yavaş karıştırarak ekleyelim.

Yumurta sarılarını kabarmış yumurta aklarına dikkatlice nazikçe ekliyoruz, spatula ile karıştıralım.

Karıştırma işlemi bitince bu kez bir su bardağı elenmiş unumuzu yavaş yavaş ekleyerek bir yandan da spatula ile karıştırmaya devam edelim.

Bu kısmı da önemli, bir su bardağı kadar unu (elenmiş) azar azar bir kaç parti halinde spatula ile bir yandan karıştırarak ekliyoruz karışıma.

Sonra da bir paket vanilini ekleyip, spatula ile karıştıralım güzelce. Sonra da hamurun kıvamını kontrol ediyoruz, gerekirse yavaşça biraz daha spatula ile karıştıralım.

Yaklaşık olarak 22 x30 cm. lik bir yağlanmış fırın tepsisine pandispanya hamurunu aktaralım. Fırın kalıbımızı bir kaç kez tezgaha vuralım, hamurun oturmasını sağlayalım.  Bu arada fırınımızı önceden ısıtmış olmalıyız.

Pandispanyamızı 170 derece de yaklaşık 30 dakika üzeri kızarana kadar pişirelim . İsterseniz kürdan testi yapıp içinin pişip pişmediğini kontrol edip öyle fırından alabilirsiniz.

Pandispanyamız pişince tezgahta soğuması için bekletelim.

Şerbetinin hazırlanması:

Şerbeti hazırlamaya başlıyoruz bunun için üç su bardağı soğuk sütün içine yarım su bardağı kadar toz şeker ekleyip, eriyene kadar çırpıyoruz.

Son olarak çırptığımız şekerli süte bir paket vanilin ekliyoruz. Soğuyan  pandispanyamızın üzerine soğuk şerbeti gezdiriyoruz. Her yanına gezdiriniz. Pandispanyamız tezgahta şerbetini çekedursun.

Muhallebinin hazırlanması: 

Bir tencerede; dört su bardağı kadar sütümüzün içine yarım su bardağı kadar toz şekeri ekliyoruz. Ardından çırpma teli ile biryandan çırparken iki yemek kaşığı un, iki yemek kaşığı nişastayı ekliyoruz, yine çırpma teli ile çırpıyoruz. Son olarak yumurtayı ekleyip tüm malzemeleri çırpıyoruz güzelce.

Ardından orta ateşte sürekli karıştırarak çırpma teli ile tencerenin başından ayrılmadan muhallebimizi pişiriyoruz. Muhallebiyi boş bırakmayın, sürekli çırpma teli ile karıştırarak pişiriyoruz, topaklanmasına izin vermiyoruz. (olur da topaklanırsa mikser ile topaklanma giderilebilir)

Artık koyulaşıp pürüzsüz bir kıvam alan muhallebinin içine tereyağını ve bir paket vanilini ekliyoruz. Tereyağı eriyene kadar çırpma teli ile karıştıralım. Sonra da ateşten alalım muhallebimiz.

Muhallebimizi ateşten aldıktan sonra, yaklaşık bir dakika kadar çırpma teli ile karıştıralım tezgahta. Sonra da bekletmeden tezgahta bekleyen; şerbetini çekmiş pandispanyamızın üzerine aktaralım. Yayalım güzelce.

En son aşama da tepsinin üzerini tamamen kaplayacak kadar bol hindistan cevizi serpiyor, gelin pastasını kaplıyoruz güzelce. Soğuyunca buzdolabında bir müddet bekletip dilimleyip servis edelim.

Nefis gelin pastası nasıl yapılır tarifimiz gördüğünüz gibi oldukça kolay.

Kremalı Mozaik Pasta Tarifi

0
kremalı mozaik pasta tarifi görsel açıklamalı

Kremalı Mozaik Pasta Nasıl Yapılır

Kremalı mozaik pasta tarifimizi beğeneceğinizi düşünüyoruz. Kremalı mozaik pasta ile hem kolay hem de güzel, lezzetli pasta yapıyoruz. Mozaik pasta tarifi için sitemizde pek çok tarif bulunuyor aslında. Size düşen üzerine güzel bir krema yapmak yani.

Kremalı mozaik pasta için bir kare borcam kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Üzerine streç çekiyoruz, dolaptan çıkardıktan sonra da üzerine streçi kaldırıp, krema dökmek daha kolay.

Ayrıca kremayı aşağıdaki tarifi kullanarak yapacağınız gibi sitemizdeki diğer krema tariflerini de kullanabilirsiniz. Yeşil çayı farklı bir aroma katan bitki ile de değiştirebilirsiniz, krema yaparken. Baharatların hepsini kullanmak yerine istediğinizi de kullanabilirsiniz.

Kremalı Mozaik Pasta Tarifi Malzemeleri

Mozaik pasta için malzemeler:

  • 2 paket petibör bisküvi kullanalım
  • yarım paket tereyağı, ya da margarin
  • 1 su bardağı kadar toz şeker
  • 1 su bardağı kadar süt
  • 4 yemek kaşığı kadar kakao tozu
  • 1 tane yumurta

Krema için malzemeler:

  • 4 su bardağı kadar süt gerekli
  • 8 yemek kaşığı kadar toz şeker kullanalım
  • 2 yemek kaşığı dolusu un
  • 100 gr. kadar tereyağı
  • 2 yemek kaşığı kadar nişasta
  • 1 paket yeşil çay , istediğiniz aromada
  • 10 adet kadar karanfil
  • 1 küçük parça zencefil, ya da toz zencefil
  • 1 küçük parça çubuk tarçın

Not: Kremada kullanacağımızı baharatları bağlamak (tencerenin içine koyacağız) için bir parça tülbent gerekli.

Kremalı Mozaik Pasta  

Kremalı mozaik pasta   için ilk olarak bisküvilerimizi hallediyoruz. Bunun için bir kap içine büsküvileri ufalayalım

Sonra bir sos tenceresi içine sütü alalım. Ateşe alıp, hafif ılınmasını sağlayalım, şekeri ekleyelim. Sütü karıştırıp, şekerin erimesini sağlayalım tamamen. Sonra sütü ateşten alalım.

Şimdi de bir başka kapta tereyağımızı eritelim, karıştırıp soğumasını sağlayalım tezgahta.

Geniş kaba aldığımız bisküvilerin üzerine toz kakaomuzu serpelim. Kaşıkla karıştıralım.  Bir adet yumurtayı kıralım. Sonra da soğumuş şekerli sütümüzü aktaralım. Bir kaşık kullanarak malzemelerin hepsini karıştıralım.

Bisküvilerin karıştırılırken çok fazla ezilip ufalanmasını istemiyoruz, bu nedenle dikkatlice alt üst edelim malzemeleri.

Hamuru streç serdiğimiz bir kek kalıbına (tercihen kare bir borcama) dökelim, elimizle bastırıp kalıpta şekil almasını sağlayalım. Streçle kaplayalım. Sonra da buzdolabına kaldıralım bu şekilde.

Bu şekilde en az dört saat kadar bekletelim dolapta . Baharatları tülbente saralım, yeşil çayı da ayrı bir tülbente saralım. Her ikisini de sütün içine aktaracağız.

Biz de bu arada kremayı hazırlayalım. Şimdi bir tencere içine sütümüzü aktaralım. Ocağa koyalım, tülbente sardığımız baharatları da atalım içine tülbente sarılmış halde. Yeşil çayı da atalım.

Bu şekilde on dakika kadar kaynattıktan sonra sütün altını kapatalım. Yeşil çayı çıkarıp, baharatların bir müddet daha içinde kalmasını sağlayalım. Yani süt soğuyana kadar .

Yaklaşık yüz gram kadar tereyağını eritelim . Sonra üzerine nişastayı ve unu ekleyelim, kısık ateşte kavuralım. Bu şekilde kokusu çıkana kadar eritelim. Ardından içinden baharatlı tülbenti aldığımız soğumuş sütü ekleyelim içine karıştırarak.

Kaynamaya bırakalım ama karıştırarak kaynamasını sağlayalım. Krema pişince kıvamına bakalım.

Pişen kremayı ateşten alalım, ılınması için tezgaha bırakalım. Ilıyan kremayı mikser ile çırpıp pürüzsüz hale getirelim.

Kremamız iyice soğuyunca buzdolabından çıkardığımız mozaik pastanın üzerine aktarmamız gerekiyor.

Borcam kullandıysanız, streç filmi söküp üzerine kremayı aktarmanız, sonra tekrar buzdolabına kaldırmanız yeterlidir. Diğer kek kalıplarını kullandıysanız, uygun bir kaba aktarıp mozaik pastanızın üzerine kremayı dökmeniz gerekiyor.

Kremalı mozaik pasta tarifi bitti sayılır. Dolapta soğuyan mozaik pasta tarifimizi sadece dilimleyip servis etmek kalıyor.

Kremalı mozaik pasta   bu kadar. Kremalı mozaik pasta nasıl yapılır tarifimizi beğendiyseniz paylaşmayı unutmayın, afiyet olsun.

Kolay pasta tarifi için sitemizde bulunan diğer pasta tariflerine de göz atınız.

Çikolatalı Yaş Pasta Tarifi

0
çikolatalı yaş pasta tarifi nasıl yapılır en güzel yaş pasta nasıl yapılır açıklamalı Resimli görsel tarifi

Çikolatalı Yaş Pasta Nasıl Yapılır

Çikolatalı yaş pasta nasıl yapılır için sizlere özel günlerinizde yapabileceğiniz güzel bir pasta tarifi veriyoruz. Çikolatalı yaş pasta yapılışı için gereken her şey adım adım aşağıda anlatılıyor. Yaklaşık on iki dilimlik, özel çikolata kremalı nefis bir pasta.

Çikolatalı yaş pasta için isterseniz aşağıdaki pandispanya tarifimizi, isterseniz sitemizdeki diğer yaş pasta keki tariflerini kullanabilirsiniz. Ayrıca çikolatalı krema için, isterseniz aşağıdaki tarifi isterseniz sitemizde ki diğer tarifleri kullanın . Size kalmış.

Çikolatalı Yaş Pasta Tarifi Malzemeleri

  • 225 gr. kadar yumuşak tuzsuz tereyağı kullanalım
  • 2 su bardağı kadar un gerekli
  • 1 tatlı kaşığı kadar karbonat
  • 2 su bardağı kadar toz şeker
  • 4 yemek kaşığı kaliteli kakao tozu gerekli
  • 1 su bardağı sıcak su
  • 1 çay kaşığı kadar tuz kullanıyoruz
  • 1 paket vanilya
  • 2 adet yumurta
  • yarım su bardağı kadar buttermilk, tarifi aşağıda
  • çikolatalı krema kullanıyoruz pastayı kaplamak için, tarifi aşağıda yer alıyor
  • hazır çikolata sosu gerekli, tepesini sıvayacağız sadece
  • biraz da rendelenmiş çikolata kullanacağız süslemek için
  • Buttermilk yapılışı: Yarım su bardağı kadar süt içine, bir yemek kaşığı limon suyu ekleyip, on dakika kadar bekletirsek buttermilk elde etmiş oluruz.

 

En Güzel Çikolatalı Yaş Pasta Tarifi

En güzel çikolatalı yaş pasta tarifi için iki adet orta boy yuvarlak kek kalıbına pişirme kağıdı serdikten sonra güzelce kalıpları yağlayalım. Kenarda beklesin. Sonra da fırınımız 180 dereceye getirip önceden ısıtalım, pandispanyamızı pişireceğiz çünkü.

Bir su bardağı kadar suyu küçük bir sos kabında kaynatalım. Hazır olsun.

Bir küçük sos tenceresinde tereyağımızı eritelim. Eriyen tereyağımıza kakao tozunu ekleyelim. Karıştıralım.

tereyağını eritip, kakao tozunu ekleyelim karıştıralım

Hemen ardından henüz karışım ateşteyken sıcak suyu ekleyelim. Yaklaşık yirmi saniye kadar kaynasın, spatula ile karıştırıp kenara alalım sonrasında.

sıcak suyu ekleyip, yirmi saniye kadar kaynatmaya devam edip ateşten alalım

Başka bir kapta yumurtalarımızı kıralım. İçine vanilini ekleyelim. Bir miktar buttermilk ekleyelim.

başka bir kapta yumurta, vanilin, buttermilk, karbonatı karıştırıp çırpalım

Sonra da karbonatı ekleyelim, bir kaşıkla bu karışımı güzelce karıştıralım . Kenarda beklesin şimdilik.

Bir geniş karıştırma kabının içine elenmiş unumuzu alalım. Üzerine toz şekeri ve tuzu ekleyelim. Bir çırpma teli ile iyice karıştıralım bu kuru malzemeyi.

un şeker ve tuzu karıştırma kabında karıştıralım iyice

Sonra da kenardaki kakaolu tereyağlı karışımı bu unlu karışıma ekleyelim. Çırpma eli ile  ya da spatula ile karıştıralım fazla hırpalamadan.

kakaolu karışımı, kuru malzemeye ekleyelim, karıştıralım hepsini

Karıştırdıktan sonra yumurtalı karışımı ekleyelim yine çırpma teli ile karıştırmaya devam ediyoruz. Aşağıdaki gibi fazla hırpalamadan bir spatula ile karıştırarak kek hamurumuzu hazırlıyoruz böylece.

yumurtalı karışımı ekleyelim spatula ile karıştıralım hırpalamadan

akıcı kıvamda pandispanya hamuru hazırladık

Sonrasında hazırladığımız bu pandispanya hamurunu yağladığımız iki adet kek kalıbına dökelim.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında güzelce pişirelim. Piştikten sonra tezgahta soğuması için bekletelim biz de bu arada çikolata kremamızı hazırlamaya başlayalım.

pandispanyamızı pişirelim, soğuması için tezgaha alalım sonrasında

Çikolatalı pasta kremamızı hazırladıktan sonra artık pastamızın katlarını oluşturmaya başlayabiliriz.

çikolatalı kremamızı sitemizdeki tariflere göre hazırlayalım

Pastamızın tabanını bir servis tepsisine yerleştirelim. Üzerine çikolatalı pasta kremasının yaklaşık üçte birini aktaralım. Bir bıçak ile güzelce üzerine yayalım.

pasta kreması ile, üçte birini ara katına sürüp, kalanı ile pastamızı kaplayalım

Ardından ikinci pasta kekini üzerine kapatıp, kalan pasta kreması ile tüm pastayı kaplayalım.

pastamızın her tarafını çikolatalı krema ile kaplayalım

Pastamızı krema ile kapladıktan sonra, üzerine yani pastamızın tepesine, hazır çikolata sosu dökelim ve yayalım. Sadece üzerine.

hazır çikolata sosu ile pastamızın tepesini kaplıyoruz şimdi de

Sonrasında da artık üzerini süslemek için çikolata rendesi gerekli. Bir çikolatayı rendeliyoruz. Ardından üstüne sürdüğümüz hazır çikolata sosunun üzerine serpiyoruz. Tamamen rende çikolata ile kaplıyoruz tepesini.

rendelediğimiz çikolata ile sosun üzerini tamamen kaplayalım

Ardından da buzdolabında bir miktar soğutuyoruz çikolatalı yaş pastamızı. Dilimleyip servis ediyoruz.

En güzel çikolatalı yaş pasta tarifi bu kadar . Çikolatalı yaş pasta tarifimiz afiyet olsun

Kolay pasta tarifi için sitemizde bulunan diğer pasta tariflerine de göz atınız.

Çilekli Pasta Tarifi

0
çilekli yaş pasta nasıl yapılır
kolay çilekli yaş pasta tarifi

Çilekli Pasta Nasıl Yapılır

Kolay yaş pasta tarifi, adım adım çilekli pasta tarifimizi sunuyoruz. Çilekli pasta nasıl yapılır en açık anlatımı ile hiç bilmeyenler, mutfak işlerinde acemi olanlar için geliyor.

Doğum günü pastası tarifi, yaş pasta tarifi için güzel bir başlangıç olacak. Taze çilekler yaş pastalara çok yakışıyor, ister ara katın içine dilimleyerek koyun, ister üzerini süsleyin her şekilde güzel oluyor. Biz pasta kekimizi çilek ile yapmak istedik. Umarız hoşunuza gider.

Çilekli yaş pasta tarifi için gereken her şey aşağıda, size sadece denemek kalıyor.

Çilekli Yaş Pasta Tarifi Malzemeleri

• 90 gr. kadar un gerekli, yaklaşık bir su bardağından iki parmak eksik un
• yarım su bardağı kadar pudra şekeri gerekli
• 60 ml. yaklaşık çeyrek su bardağı kadar sıvı yağ gerekli
• çeyrek su bardağı kadar yoğurt, 60 ml.
• yarım tatlı kaşığı kadar kabartma tozu kullanalım
• çeyrek tatlı kaşığı kadar karbonat katalım
• bir çimdik tuz
• yarım su bardağı taze çilek, püre haline getirilmiş, (biraz fazla da olabilir)
• üzeri için isteğe bağlı olarak şekerlemeler,
• üzeri için krem peynirli pasta kreması kullanıyoruz, tarifi burada

Çilekli Yaş Pasta Tarifi

Çilekli yaş pasta tarifi için ilk olarak yaklaşık 10 cm. çapında bir kek kalıbını güzelce margarin ile yağlayalım, sonra unlayalım. Fazla unu silkeleyelim, tezgahta beklesin.

Şimdi taze çileklerin sap kısımlarını alıp, blendırdan geçirelim, püre haline getirelim tezgahta beklesin.

çilekli yaş pasta tarifi aşama 1

Bir küçük karıştırma kabının içine, elenmiş unumuzu alalım. Üzerine kabartma tozunu, karbonatı, bir çimdik tuzu ekleyelim, bir kaşıkla karıştıralım güzelce. Tezgahta beklesin.

çilekli yaş pasta nasıl yapılır tarifinin ikinci resmi
çilekli yaş pasta nasıl yapılır un ekleme safhası

Biraz daha büyükçe bir cam karıştırma kasesi alalım tezgaha. İçine pudra şekerini ekleyelim. Sonra üzerine hafif sulu yoğurdumuzu katalım.
Sonra sıvı yağı ekleyip, bir çırpma teli yardımı ile bu üç malzemeyi iyice çırpalım karıştıralım.

çilekli yaş pasta tarifi ne ya pudra tozu şeker ekleme
pudra şekerini sulu yoğurdu, sıvı yağı çırpalım

Karıştırdığımız bu malzemelere çilek püremizi ekleyip, yine çırpma teli ile çırpalım. Resimde görülüyor.

çilekli yaş pasta tarifi ne Çilek püresi ekleme
çilek püremizi ekleyip iyice çırpalım
çilekli yaş pasta tarifinin üzerine kuru malzemeler ekleme
sıvı karışıma şimdi, kuru malzemeleri eklemeye sıra geldi

Yukarıda bekleyen unlu karışımı da bu sıvı karışıma ekleyelim şimdi. Çırpma teli ile malzemeleri birbirine karıştıralım yine. (bu aşamada bir miktar pembe gıda boyası eklerseniz daha iyi sonuç alırsınız görsellik olarak)

çilekli yaş pasta tarifinin üzerine sıvı malzeme ekleme
unlu malzemeyi, sıvı malzemeye ekleyelim

Karıştırdıktan sonra karışımın kıvamı oldukça cıvık bir hamur olacaktır, aşağıdaki resimde görüldüğü gibi.

çilekli yaş pasta tarifinin kıvamı
karışımın kıvamı böyle olmalı, gıda boyası ekleyebilirsiniz bu aşamada

Daha sonra bu karışımı, yuvarlak kalıbının içine aktaralım. Bir iki kez tezgaha vuralım.

çilekli yaş pasta tarifinin kalıbı alınması
kalıba aktaralım

Önceden ısıtılmış 180 derece fırına verelim ve yaklaşık 30 dakika kadar kontrollü olarak pişirelim.
Pişen kekimizin görünümü aşağıdaki gibi olacak. Tabi gıda boyası katarsanız, yoksa daha açık bir renk alacaktır. Önemli değil ama.

çilekli yaş pasta tarifinin keki bitti
çilekli pastamızın keki böyle olmalı

Tamamen soğuttuğumuz çilekli pasta tarifi kekimizi tam ortadan ikiye keselim. Resimdeki gibi dokusu olan iki tane pasta keki elde ettik.
Tarifi sitemizde bulunan krem peynirli pasta kremasını hazırlayıp dolaba koyalım tabi bu arada kekimiz pişerken.

Pasta kreması ile kekin tabanının üzerini dolduralım. Üzerine ikinci katı kapatalım yavaşça. Kalan krema ile de üzerini tamamen kaplayalım resimdeki gibi.

çilekli yaş pasta tarifinin taban keki
ikiye böldüğümüz kekin tabanını krema ile kaplayalım

Pasta şekerlemeleri ile her yanını kaplayabilirsiniz bu arada. Ya da üzerine çilek dilimlerini dizerek süsleyebilirsiniz. Güzel oluyor.

çilekli yaş pasta tarifinin üzerini krema ile kaplama
arasını sonra da üzerini krema ile kaplayalım

Kolay yaş pasta tarifimiz bitti sayılır. Bir iki saat kadar buzdolabında beklettikten sonra dilimleyip servis edebilirsiniz pastamızı.

Çilekli pasta tarifi bu kadar. Çilekli yaş pasta tarifimizi umarız beğenmişsinizdir.

Çilekli pasta nasıl yapılır tarifimize benzer pek çok ayrıntılı yaş pasta tarifini sitemizde bulabilirsiniz.

Çilekli pasta tarifi bitti istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz.

Cocostar Pasta Tarifi

0

Cocostar Pasta Nasıl Yapılır

Nefis cocostar pasta tarifi ile karşınızdayız. Cocostar pasta nasıl yapılır tarifimizi beğeneceğinizi umuyoruz.

Cocostar Pasta Nasıl Yapılır

Cocostar pasta yapılışı aslında kolay olup, rahatlıkla herkesin yapabileceği bir pasta tarifi. Kokostar pasta tarifimizi istediğiniz gibi süsleyerek servis edebilirsiniz.

Cocostar Pasta Tarifi Malzemeleri

Pandispanya malzemeleri:

  • 3 tane yumurta
  • 1 çay bardağı kadar toz şeker
  • 1 yemek kaşığı kadar sıcak su
  • 2 yemek kaşığı kadar kakaoyu bir su bardağına koyup üzerini unla tamamlayalım
  • 1 çay kaşığı kadar kabartma tozu gerekli

Kocostar pastanın diğer kısmı için malzemeler:

  • 1 paket toz krem şanti
  • 1 su bardağı kadar soğuk süt
  • 1 yemek kaşığı kadar erimiş tereyağı gerekli
  • 2 su bardağı kadar hindistan cevizi kullanalım
  • 2 yemek kaşığı kadar pudra şekeri gerekli

Çikolatalı Ganaj Tarifi Malzemeleri:

  • 1 kutu krema gerekli
  • 120 gr. kadar bitter çikolata gerekli
  • ganajdan sonra süslemek için ayrıca hazır çikolata sosu kullanabilirsiniz isterseniz, ya da çikolata rendesi

 

Cocostar Pasta  

Cocostar pasta   için ilk olarak pandispanyamızı hazırlamaya başlıyoruz . Bunun için bir kapta yumurta ve toz şekeri köpürene kadar mikser ile yaklaşık altı yedi dakika kadar çırpalım yüksek devirde.

Sonra bir yemek kaşığı kadar sıcak suyu ekleyelim içine, karıştıralım. Ardından bu malzemelere bir su bardağı kakao tozu ve un karışımını ekleyelim. Bu kez bir spatula kullanarak malzemeleri güzelce karıştıralım . Ancak un ve kakao tozu karışımını eleyerek ekleyelim.

Şimdi de hazırladığımız bu basit pandispanya hamurunu yaklaşık 26 cm. çapında yuvarlak bir kek kalıbına aktaralım . Sonra da önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 20 dakika, üzeri çok yanmayacak şekilde pişirelim. Kürdan testi yapıp fırından alalım sonra pandispanyamızı.

Şimdi de kokostar pasta tarifinin, kokostar kısmının yapılışına başlıyoruz. İlk olarak krem şanti tozumuzu bir su bardağı soğuk süt ile mikser yardımı ile kabarana kadar çırpıyoruz . Ardından bir yemek kaşığı erimiş sonra ılınmış tereyağını içine ekleyelim. Sonra mikser ile çırpmamıza devam edelim .

Ardından çırptığımız bu karışımın içine iki yemek kaşığı kadar pudra şekerini ve iki su bardağı hindistan cevizi rendesini ekleyelim. Karıştıralım bu kez spatula ile güzelce. Fazla hırpalamayalım ama.

Şimdi tezgahta soğuyan pandispanyamızı bir su bardağı kadar süt ile güzelce ıslatalım . Sonra bir müddet sütü çekmesini bekleyelim.

Sonrasında yukarda çırptığımız kremayı üzerine aktarıp, bir spatula ile güzelce yayalım üzerine. Ardından kremalı pandispanyamızı bir tepsiye ya da pasta tabanına koyup buzdolabına kaldıralım ve yaklaşık bir saat kadar bekletelim bu şekilde, dinlensin .

Bir iki saat sonra da çikolatalı ganajımızı hazırlamaya başlayalım. Bunun için bir kutu kremayı bir sos tenceresinde ısıtmaya başlayalım. Karıştıralım ama kaynatmıyoruz kremayı, ısıtıyoruz. Isınan bir kutu krema içine bitter çikolatamızı parçalayıp, karıştırıp erimesini sağlıyoruz.

Dolaptan çıkardığımız kremalı pandispanyamızın üzerine çikolatalı ganajımızı döküp, yayalım. Kaplayalım isterseniz pastayı. Size kalmış.

Sonra da ganajlı bu güzel cocostar pasta tarifimizi buzdolabına kalıdırıp yaklaşık iki saat kadar dinlendiriyoruz .

Servis ederken cocostar pasta   tarifimizi istediğiniz gibi çikolata rendesi, meyve ile süsleyip servis edebilirsiniz.

Kokostar pasta  yı isterseniz çikolata sosu kullanarak çizgi çizgi süsleyebilirsiniz. Güzel oluyor, hem de pratik.

Kokostar pasta tarifi bu kadar. Kolay pasta tarifimiz, cocostar pasta nasıl yapılır tarifimizi dilimleyip servis ediniz. Afiyet olsun.

Çikolata Soslu Pudingli Pasta Tarifi

0

Çikolata soslu pudingli pasta tarifimizi sunuyoruz . Pudingli pasta yapılışı en ince ayrıntısına kadar hiç bilmeyenler için geliyor. Mutfakta acemiler, ilk pastasını yapacaklar bu kolay pasta tarifini mutlaka denesinler .Bu pasta tarifimiz, çilek pudingli olup isterseniz farklı puding ile de deneyebilirsiniz. Üzeri de çikolata soslu . Üzerine çilek dilimleri, çikolata sosu, çikolata rendesi vs. deneyebilirsiniz tabiki. Pudingli pasta nasıl yapılır merak ediyorsanız sitemizde bulunan bu tarife de göz atabilirsiniz.

Çikolata Soslu Pudingli Pasta

Çikolata Soslu Pudingli Pasta Tarifi Malzemeleri

Kek Malzemeleri:

  • 4 tane yumurta gerekli
  • 1 su bardağı kadar toz şeker gerekli
  • 1 su bardağı kadar tepeleme un gerekli
  • 2 yemek kaşığı kadar kakao tozu kullanalım
  • 1 paket kadar kabartma tozu gerekli
  • 1 paket vanilin gerekli
  • Kekimizi ıslatmak için de bir su bardağı kadar soğuk süt gerekli
  •  

Üzeri için malzemeler:

  • 2 paket çilekli toz puding kullanalım ( her pudingin arkasında yazan süt miktarından bir çay bardağı kadar eksik kullanın)
  • 1 paket hazır çikolata sosu, pakette geçen kadar süt kullanın
  •  

Çikolata Soslu Pudingli Pasta Tarifi

Çikolata soslu pudingli pasta tarifimize başlayalım. Bir mikser kabının içine dört adet yumurtayı alalım. Üzerine de bir su bardağı kadar toz şekeri ekleyelim. Sonra altı yedi dakika kadar mikserin yüksek devri ile çırpalım .

İçine bir paket vanilin, bir paket kabartma tozunu ekleyelim . Sonra da üzerine iki yemek kaşığı dolusu kaliteli kakao tozu ekleyelim . Bilindik bir markanın kakao tozu olmalı. Sonra mikseri tekrar çalıştırıp bu malzemeleri biraz çırpalım.

Sonra da mikser kabının içine bu kez unu eleyerek ekleyelim. Unu eleyerek eklememiz önemli ama. Mikser ile iyice tüm malzemeleri bir güzel çırpalım. Akışkan bir hamur elde ediyoruz .

Şimdi de akışkan bu hamuru büyük kare veya dikdörtgen bir borcama aktarıyoruz . (borcam en az 40 x 26 cm olmalı) İnce bir tabaka halinde güzelce borcama döküp yayalım hamurumuzu.

Sonra da önceden ısıtılmış 180 derece fırında kontrollü olarak pişirelim. Çok fazla pişirmeyelim  ayrıca borcam büyük olmalı, kalın bir kek yapmıyoruz bu nedenle ince bir şekilde hamuru borcama aktardık.

Şimdi fırından çıkan kekimiz soğumaya yakın, üzerine bir su bardağı kadar soğuk süt döküp her tarafını ıslatıyoruz. Kekimiz sütü tamamen çekene kadar bekletiyoruz tezgahta . Pudingli pasta yapılışına devam ediyoruz.

Biz de pudingi pişirmeye başlıyoruz. Puding için paketin arkasındaki gereken süt miktarından bir çay bardağı kadarını eksik olarak tencereye koyuyoruz . Yani iki paket için yaklaşık bir su bardağı eksik süt koyalım. Toplam 6 su bardağı gibi süt gerekiyor yani.

Pudinglerimizi süte ekleyip, çırpma teli ile kaynayana kadar pişiriyoruz. Sonra kaynayan kıvamı gelen pudingimizi ateşten alalım. Bir dakika kadar çırpma teli ile tezgahta karıştırdıktan sonra, borcamdaki soğumuş kekimizin üzerine dökelim . Kekin üzerine pudingi yayalım güzelce.

Çilek pudingli kekimiz hazır olduğuna göre soğuması için buzdolabına kaldıralım. En az bir saat kadar buzdolabında kalmalı. Biz de çikolata sosunu hazırlamaya başlayalım .

Çikolata sosu paketinin arkasında yazan süt miktarı kadar süt kullanarak tarife göre pişirelim hazır çikolata sosumuzu. (isterseniz sitemizde bulunan çikolata ganaj, çikolata sos tariflerini de kullanabilirsiniz)

Buzdolabında bekleyen soğumuş pudingli pasta tarifi   tarifimizi tezgaha alalım . Sonra da üzerine çikolata sosumuzu dökelim, üzerine tamamen yayalım çikolata sosumuzu.

Not: Çikolata sosunu pudingin üzerine aktarınca puding hassas olduğundan sıcak çikolata sosuna spatula vs. değdirmeyin. Sadece borcamı sağa sola eğip oynatarak çikolata sosunun dağılmasını, yayılmasını sağlayın.

Çikolata sosunu pudingli kekimizin üzerine iyice yaydıktan sonra tekrar buzdolabına kaldırıp güzelce dinlendirelim . Sonra da dilimleyip servis edelim.

Çikolata soslu pudingli pasta tarifi   farkıyla bu kadar kolay. Pudingli pasta tarifi afiyet olsun. Sitemizde bulunan diğer kolay pasta tarifi için de tariflerimize göz atınız.

0-12 AY ÇOCUK GELİŞİMİ: SÜT ÇOCUKLUĞU DÖNEMİ

Gözlemler; doğumdan sonraki ilk yılda yani süt çocukluğu döneminde beslenme ve bakımın yanı sıra, bebekle anne arasında çok yoğun bir duygusal ilişkinin varlığını kanıtlıyor. Son yıllarda ise bu yoğun duygusal ilişkiye baba da dahil olmakta.

0-12 ay bebek gelişimi

Bebek ilk günlerden itibaren dış dünyaya karşı ilgili ve duyarlıdır. Ağlama bebeğin tek anlatım aracıdır. Bebeğin gereksinimleri düzgün aralıklarla karşılandıkça, bebek bekle­meyi öğrenecektir. Acıkınca doyurulduğunu, sıkıntısı olunca annesinin yanına geldiğini deneyimleriyle bilmektedir. Her anne, zamanla bebeğin ağlamasının niteliğinden altının ıslandığını, acıktığını ya da kucağa alınmak istediğini ayırt edebilmektedir.

Gereksinimlerin böyle düzenli karşılanması bebekte bir güven duygusu oluşturur. Bu güven duygusu anne baba ve diğer yakınların bebeğe gösterdikleri sevgi, ilgi, koruma ve destekle gelişmektedir. Buna temel güven duygusu denir. Bebeğin ihtiyaçlarının düzenli karşılanmaması, özellikle sevgi, ilgi, yakınlık, vücut temasının az olması veya olmaması be­bekte güvensizlik duygusunun gelişmesine yol açar.

Bu dönemde emme en baskın olaydır. Bebekler yanaklarına değdirilen her şeyi ağızlarına götürürler. Bebek için doyum tok­luktur. Dürtü ise almaktır. Bu döneme alıcılıkdönemi de denebi­lir. Bu dönemde alıcılık en belirgin olay olarak ortaya çıkar. Ço­cuğun rahata kavuşması için dürtünün yerine getirilmesi gerek­mektedir. Çocuk ağladığında anne koşar, ya emzirir ya da bibe­ronu ile bebeğini doyurur. Bebek anneden yalnızca karnını doyurmasını değil, sevgi, yakınlık, şefkat ve ilgi beklemektedir. Bebek bu alışverişlerden aldığı doyumla temel güven duy­gusunu oluşturmaktadır. Temel güven duygusunun temelleri bu dönemde atılır. Bu dönem iyi geçmişse, bebeğin temel gü­ven duygusu güçlü olacaktır.

Doğumdan sonraki ilk haftalarda bebek anneyi ayrı bir varlık olarak değil, kendisinin bir uzantısı olarak algılar. Bebeğe göre, annenin memesi de ayrı bir organ değil, kendi bedeninin bir uzantısıdır.

İkinci aya doğru anneyi tanıma, başkalarından ayırt etme başlar. Bebek artık annesinin yüzünü yabancı yüzler arasından ayırabilmektedir. Anneye bakar, gülümser, sesler çıkarır, ona doğru gitmek için el-kol hareketleri yapar. Bebek daha sonra kendini ayrı bir varlık olarak görmeye başlayacaktır. İlk aylarda bebekler rahatlıkla herkesin kucağına giderler. Altıncı aydan itibaren yabancılar tarafından kucağa alındıklarında ağlarlar. İlk aylarda anne ayrılığı tüm bebekler için olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Sevgi yokluğu içinde büyümüş çocukları incelediğimizde, sevginin ne kadar yaşamsal olduğunu anlamaktayız. Sevginin sürekli olması çok önemlidir. Ancak, sevgi veren kişilerin dur­madan değişmesi bebek için güven verici olmaz.

Bir başka bilinmesi gereken şey de annenin yavrusuna yeterli sevgiyi verebilmesi için kendisinin sağlıklı, mutlu ve huzurlu olması gerektiğidir. Zor bir doğum, annenin sağlık du­rumunun bozukluğu, aileden birinin hastalığı, parasızlık, eşin  işini kaybetmesi, eşler arası geçimsizlik iyi bir anneliği engelle­yen önemli etkenlerdir. Anneyi tedirgin eden sorunların başında bebeğin sakat veya sağlık sorunları ile doğmuş olması gelmek­tedir.

Bebeğe meme verirken, altını değiştirip, banyo yaptırırken veya uyuturken annenin bebekle konuşması, ilgisini çekici sesler çıkarması, gülücükler atması yararlı olur.

Biberon Kullanımının Bebeğin Ruhsal Gelişimi Üzerinde Olumsuz Etkisi Var mıdır? 

BEBEĞE NİNNİ SÖYLEMEK, SALLAMAK SAĞLIKLI MIDIR?            

Çocuğa ninni söylemek, bir süre sallamak yararlı yollardır. Bunlardan kaçınılması gerektiği düşüncesi yaygındır. Ancak bu konulardaki katı tutumların esnetilmesi gerektiği günümüzde anlaşılmıştır. Her anne aşırıya kaç­madan, kendi yaşantısını sınırlamadan çocuğunu rahat­latacak yöntemleri kullanabilir. Ancak anne bu yöntem­lerin kendisine eziyet haline gelmesine izin vermemelidir.

BEBEK AĞLAYINCA ANNE HEMEN KOŞMALI MIDIR?

Bebeğin uzun uzun ağlatılması, sürekli başucunda ağlayacak mı diye beklenilmesi doğru olmayan davranışlardır. Bu konuda da çok katı olmamak ve bebeği hırçınlaşıncaya kadar da ağlatmamak gerekmektedir. Bilinmesi gereken bebeklerin an­nesiyle ilişkiye, alışverişe gereksinimleri olduğudur.

BEBEK İÇİN EMZİK GEREKLİ MİDİR?

Emzik konusu da annelerin kafasını meşgul eden konu­lardan biridir. Bebek için emme, bir doyum, rahatlama, gevşeme ve uykuya kolay geçiş aracıdır. Bebek tok olduğunda da emziğini emerek bir doyum sağlar, hatta emzik yoksa parmağını, elini veya battaniyesinin bir parçasını emebilir. Uzmanlar son yaptıkları çalışmaların ve gözlemlerin sonucunda, emziğin yararlı olduğunu söyle­mektedirler. Hatta bir yaşından sonra da uykuya dalış sırasında emzik emmenin yararlı olduğunu vurgulamaktadırlar. “Ya emziği bırakamazsa” korkusu yersizdir. Çocuğun belli bir noktada ilgisi azalacak ve emziği bırakacaktır. Bu konuda çocuğu teşvik etmek, emziği yavaş yavaş ortadan kaldırmak doğru bir yoldur.

SIK SIK BAKICI DEĞİŞTİRMEK SAKINCALI MIDIR?

Bebeğin bakımında yardımcı olan kişilerin sık sık değişmesi bebeği tedirgin eder ve güven duygusunu sar­sabilir. Dolayısıyla mümkün olduğunca bakıcı değiştirilmemelidir.

ANNENİN BEBEKTEN KISA YA DA UZUN  SÜRELİ AYRILIKLARI 

Bebeklik çağında anneden ayrılığın bir haftayı geçmemesi doğrudur. İlk üç yaşa kadar çocuk annesinin ayrılığına birkaç hafta dayanabilir. Dört-beş yaş çocukları tanıdıkları bir ortamda yaklaşık bir ay annenin geçici ayrılığına katlanabilirler.

Bu durumlarda çocukların huysuzlaşması, hırçınlaşması normaldir. Böyle bir ayrılıktan sonra dönüşte, çocuk anneye uzak durabilir. Onu unutmuş, dönüşüne sevinmemiş, yadırgamış gibi davranabilir. Bu geçici bir durumdur. İki sonuca yol açabilir. Ya kısa sürede çocuk anneye sokulur, ya da aşırı bağımlı hale gelebilir. Bu ikinci durumda anneden ayrılmak istemez. Anneyi göz hapsinde bulundurmaya çalışır. Anne tekrar gidecekmiş gibi kaygılıdır. Geceleri bile anneyle yatmak ister. Bu gibi du­rumlarda zaman geçirmeden bir psikologdan yardım istemek uygundur.

Özellikle altıncı aydan sonra annenin birden ayrılışı ortaya çok ağır sorunlar çıkarmaktadır. Ağlama, tedirginlikle başlayan bu tablo, ayrılık uzadıkça yemekten içmekten kesilme, ishal, kusmaya kadar varır. Bebeğin gelişmesi duraklar. Annenin ay­rılığı iki ayı geçerse, bebekte çevreye ilgisizlik, bakışlarda do­nuklaşma görülür. Bu tabloya Dr. R. Spitz, bebeklik depresyonu adını vermiştir. Anne ilk üç ayda geri dönerse, bebek hızla eski canlılığına kavuşur, ancak üç-beş aydan uzun süren ayrılıklarda bebeğin kendini toparlaması güç olabilmektedir.

ÇALIŞAN ANNE

Çalışan anneler ister istemez kendilerini suçlamakta ve be­beklerine istedikleri kadariyi bakamadıklarını düşünmektedirler. Çocuğa gereken önemi veren toplumlar çalışan anneye kolaylıklar sağlamaktadırlar. Çalışan anneler çocuklarına yeteri kadar zaman ayıramadıkları için tedirgindirler. Ancak sorun çalışan annenin kaygılanmasını gerektirecek boyutta değildir. Yapılan çalışma ve gözlemler çocukla geçirilen sürenin değil, ilişkinin niteliği, sürekliliği ve güvenilirliğinin önemli olduğum göstermektedir.

Çalışmadığı için mutsuz, tedirgin, doyumsuz olan annenin huzursuzluğu çocuklara yansır. Bu da çocuk açısından istenme­yen bir durumdur.

Bazen görülen uygulamalardan biri de anne çalıştığı için be­beğin büyükanneye bırakılmasıdır. Eğer çocuk her akşam ken­di evine alınmazsa ortaya olumsuz etkiler çıkabilmektedir.

Çocuklarda gelişim dönemleri ana sayfası

ÖZERKLİK VE İNATÇILIK DÖNEMİ (12-36. AYLAR)

Bu döneme tuvalet eğitimi dönemi de denmektedir. Çocuk artık konuşmaya ve yürümeye başlamıştır. Çevreyi araştırmaya koyulur. Her şeyi alır, ağzına götürür, sallar, yere atar. Durma­dan dolaşır. Bu dönem karıştırıcılık dönemidir. Dolapları, çek­meceleri karıştırır. Özellikle mutfak dolaplarını karıştırmaktan büyük zevk alır. Kepçe, tencere, tava gibi şeylerle oynamaktan, onları birbirine vurarak ses çıkartmaktan hoşlanır.

12-36 aylar özerklik ve inatçılık dönemi

12-36 ay yemek alışkanlığı

Bu yaşta artık kendisi yemeğini yiyebilir. Ancak bunu etrafa döküp saçarak yapabilir. Aynı zamanda bundan hoşlanır da. Bu anneleri ürkütür, çocuğa yemeğini kendileri yedirmeye çalışırlar. Bu çocuğun gelişimini engelleyici bir çabadır. Bütün bunların çözümü, annenin sabırlı olmasından ve çocuğuna, döküp sa­çarak yemek yeme zevkini alması için zaman ve uygun ortamı sağlamasından geçmektedir. Eğer anne bu konuda çocuğuna gerekli anlayışı göstermezse, onunla üç öğün yemesi için adeta savaşacaktır.

12-36 ay tuvalet alışkanlığı

Bu dönemin temel niteliği dışkılamadır. Dışkılamanın kont­rolü bu dönemde kazanılır.

Bu dönemin belirgin bir başka özelliği de inatçılıktır. Bu yaş­taki her çocuk bu evrensel özelliği gösterir. Aile bireyleri çocuğun iki-dördüncü yaşlarında inatçılık dönemini yaşadığını mutlaka bilmeli, çocukla ilişkilerinde bunu göz önünde bulundurmalıdırlar. İnadının üzerine giderek, onu zorlayarak, döverek, cezalandı­rarak yapılacak davranışlar tehlikeli sonuçlar doğuracaktır.

Benlik Gelişimi

Bu dönemde benlik gelişiminin ilk temel taşları atılır. Çocuk ben, sen; benim ve senin ayrımlarını bu dönemde yapmaktadır. Özerk olmaya çalışır. Bu dönemin temel dürtüleri özerk olmaya çalışma, kargaşalık, düzensizlik, pisletme istekleridir. Bu duygu­lar bir dürtü şeklinde içten geldiği için çocuktan bunları yapma­masını istemek, sağlıklı ve de uygun bir davranış olmaz.

Çocuğun çevreyle çatışması bu dönemde başlar. Anne, “Ben anneyim, benim dediğim olacak” şeklinde çocuğun üzeri­ne giderse, sağlıklı gelişimini engellemiş olur.

Tutuculuk da bu dönemin temel dürtülerindendir. Çocuğun yürümeye, konuşmaya başlamasıyla beraber yasaklar gün­deme gelir. Böylece çocukla anne arasındaki çekişme ve savaş başlar. Çocuk bir yanda anneye bağımlı kalma eğilimini korur­ken, diğer yandan özerk olma isteği arasında bocalar. Bu en belirgin olarak tuvalet eğitiminde ortaya çıkar. Anne tuvaletini haberversin ister. Çocuk anne tarafından bu düzene zorlandıkça, direnç gösterir. Anne sabırsız davranarak baskı yoluna gider­se, çocuk buna başkaldıracaktır, örneğin, saatlerce tuvalette oturur, hiçbir şey yapmaz, kucağa alındığında yapar.

Bu devrede çocuklar dışkılarına kendilerinin bir parçası ve değerli bir nesne gözüyle bakarlar.

Çocuğun direnci tuvalet sorununda olduğu gibi, beslenme alanında da olabilir. Anneler çocuğun çabuk, çok ve dökmeden yemesini, çocuk ise onları elleyip, oynayarak yemek ister.

Oyun

Bu dönemde çocukların beraber oynaması beklenmemelidir. Bir araya geldiklerinde ya birbirlerinden habersizmiş gibi kendi başlarına oynarlar, ya da bir oyuncağı tutup benim diye çekiştirmeye başlarlar.

Bu yaşta çocuğun inatçı, olumsuz, hareketli, karıştırıcı, tutu­cu ve kararsız tutumlarının geçici olduğunu söyleyebiliriz.

12-36 ay çocuklara nasıl davranılmalı?

Çocuğa koruyucu davranmalıyız, ama koruyuculuğun dozu­nu kaçırıp, engelleyici olursak, çocuk araştırıcı özelliğini kaybe­derek, pasif, korkak, çekingen bir kişilik kazanır. Bu yaşta me­rak, ilgi, öğrenme dürtüleri çok kabarık olduğu için ortalıkta kıymetli ve kırıtabilecek eşyalar bırakılmamalıdır. Her zaman çocuğa rahat oynayabileceği, döküp saçabileceği yer ayrıl­malıdır. Bu yaşta ufak tefek kırıp dökmeler kaçınılmazdır. Aynı zamanda bu yaştaki çocuğun ilgisinin kolaylıkla başka yöne çekilebileceği bilinerek gereksiz tartışmalara girmekten sakı-nılmalıdır. Çocuğun bu yaşta döküp saçarak yiyebileceği uygun ortam hazırlanarak kendi başına yeme isteği desteklenmelidir. Çocuğun yemeği bittiğinde kısa bir süre tabakla, kaşıkla oyna­masına olanak verilmelidir. Bu dönemin sonunda, çocuk kendi başına yemek yer duruma gelmelidir.

Uygun bir ortamda çamur, kil, toprak, kum ve su ile oynama­sına olanak sağlanarak, çocuğun bulaştırma, kirletme, karıştırma istekleri karşılanmalıdır. Çocuğun bu dönemdeki saldırganlığı uygun oyuncaklara kanalize edilerek, bunu çevreye yöneltmesi engellenebilir. Ses çıkaran oyuncaklar, plastik tokmaklar gibi.

Anne baba odasında kalan bebeklerin bir yaşından sonra odalarını ayırmak uygun olur. Hele iki-üç yaşından sonra çocuğun anne babanın yanında yatması sorunlar yaratabilen sakıncalı bir durumdur. Bu sorun çocukların hoşlanabilecekleri, yatak, perde, oyuncaklarla süslenmiş bir odayla çözümlenebilir. Aşırı tepkilerde bir psikologdan yardım istemek yararlı olacaktır.

Çocuklarda gelişim dönemleri ana sayfası

İYİ BİR ÇOCUK YUVASI (KREŞ-ANAOKULU) NASIL OLMALIDIR?

Günümüzde üç-altın yaş çocuklarının oyun, eğitim ve bakım gereksinimlerini en iyi karşılayan kurum, çocuk yuvalarıdır. Günümüzde çalışan annelerin çoğalması, oyun alanlarının azalması, yuvaların önemini arttırmıştır.

İYİ BİR ÇOCUK YUVASI (KREŞ-ANAOKULU) NASIL OLMALIDIR?

İYİ BİR YUVA(KREŞ) NASIL SEÇİLİR?

Günümüzde üç-altı yaş çocuklarının oyun, eğitim ve bakım gereksinimlerini en iyi karşılayan kurum, çocuk yuvalarıdır. Günümüzde çalışan annelerin çoğalması, oyun alanlarının azalması, yuvaların önemini arttırmıştır. Türkiye’de hala kreşler lüks olarak kabul edilmekte, yalnızca çalışan annelerin çocuklarının gidebileceği bir yer olarak düşünülmek­tedir. Halbuki üç-altı yaş çocuğu için oyun en önemli be­sindir. Bu yaşta çocuğun arkadaşa ve oyuna ihtiyacı vardır. Ayrıca günümüzde kreşler sadece depo kurumları değil, çocukların eğitildiği, zevkli saatler geçirdikleri merkezlerdir. Annesi çalışmayan çocuklar için de kreş gereklidir.

İyi bir kreşin amacı, çocukta öğrenmeye ilgi uyandırmaktır. Kreşte bilgiler aktarmaktan çok, çocukta varolan yetenekleri ortaya çıkartmak amaçlanır. İyi bir kreş çocuğa en iyi oyun orta­mını sağlayan yerdir. Çocuk kreşte ikili ve toplu oyunlar oyna­yarak sosyalleşir. Burada yaşıtlarıyla ilişkiye girer, paylaşmayı, kendini savunmayı, haklarını koruma ve başkalarını gözetmeyi öğrenir. İşbirliğini, uzlaşmayı, bencil olmamayı anlar. Kendi kendine yeme, giyinme gibi becerileri kazanır. Kreş çocuğun emin bir ortamda özgür davranmasına olanak sağlayan yerdir. Kreşteki uyarıcı ortam çocuğun zihin ve dil gelişimini hızlandırır. İyi bir kreş çekingen ve utangaç çocukların girişken ve güvenli oldukları yerdir.

Kreşteki öğretmenler bu çağ çocuğunun özelliklerine ve kişisel farklılıklara göre davranırlar. Çocuklara yardımcı olur ve onları teşvik ederler. Kreş psikologları, psikolojik sorunları iyi tanıdıkları için aileye yardımcı olurlar. Kreşler ruhsal sorunların erken tanınıp, çözümlendiği yerlerdir.

KREŞE BAŞLAMA YAŞI NE OLMALIDIR?

En uygun yaşın üç-dört arası olduğu söylenmektedir. Çocuk oyun çağına girdikten sonra kreşe rahatça gidebilir. Üç ya­şından önce çocuğun arkadaşlarıyla oynama, arkadaşlık kur­ma yeteneği daha gelişmemiştir. Çalışmayan anneler yarım gün veya haftanın belli günlerinde çocuklarını kreşe yolla­yabilirler. Günümüzde pek çok kreş bu tür uygulamalara açıktır.

Çocuklarda gelişim dönemleri ana sayfası

3-6 Yaş Döneminde OYUN

Çocuklarda 3-6 yaş döneminde oyun dünyanın en önemli şeyidir ve bu duygunun,ihtiyacın doyurulması haytlarının bundan sonraki kısmında hatta yetişkinlik dönemlerinde bile büyük etkiler taşıyacaktır.

Oyun Dönemi 3-6 yaş

Erişkinler oyunu çocuğun eğlenmesine, oyalanmasına yara­yan amaçsız bir uğraş olarak görürler. Oyun çocuk için çok önemli bir iştir.Çocuk oyunu ciddiye alır. Bu yaşta oyuna doymaz. Oyun sırasında açlığını, tuvaletinin geldiğini unutur. Oyun bitiril­meden bırakılmaması gereken bir görevdir.

Oyun, çocuğu tanımakta ve onun sorunlarına yardımcı ol­makta iyi bir araçtır. Erişkinlerin, oyunun çocuğun öğrenme ve rahatlama yolu olduğunu bilmeleri gerekir. Çocuk, oyunla öğ­rendiklerini pekiştirir. Çocuklar oynarken, yetişkinleri yanlarında istemezler. Yetişkinlerin bu isteğe saygı duyması gereklidir.

Çocuk mutsuz olduğunda, korktuğunda, çevresinde olanları anlayamadığında, rahatlamak, korkularını atmak için oyun oyna­ma yolunu seçer. Aynı dili konuşmayan çocuklar oynarken hiç zorlanmazlar. Oyun çocuğun saldırganlık dürtüsünü boşalt­masına da yardımcı olur.

Yaşıtlarıyla oynama olanağı bulamayan çocuklar insan ilişkilerinde zorluk çekerler. Çocuk oyunda kendi hakkını korumayı, başkalarının hakkını gözetmeyi, işbirliği ve paylaşmayı öğrenir, toplumsallasın Anne babalar okul başlayınca oyun bıçakla kesilmiş gibi bitsin, çocuk sadece ders çalışsın isterler. Oyun çocuk için bir gereksinimdir. Yaşı büyüdükçe biçim değiştirerek devam edecektir. Oyuna doymamış bir çocuk okula da hazır değildir. Oyun çocuğun ruhsal gelişimi ve kişilik kazanması için sevgiden sonra gelen en önemli gereksinimdir. İlk yıllarda çocuk için önce sevgi, sonra uyku gelir. Üçüncü dönemde bu yerini önce sevgi sonra oyuna bırakır.

Çocuklarda gelişim dönemleri ana sayfası

Okul Öncesi Dönemi (3-6 Yaş)

Oyun dönemi de denilen bu dönem üç-altı yaş arasını kapsamaktadır. Bu dönemde çocuk, konuşkan, sokulgan, sevimlidir. Durmadan sorar. Bazı uzmanlar bu döneme “bu ne dö­nemi” veya “soru sorma dönemi” de derler.

3 6 yaş okul öncesi çocuk psikolojisi

Çocuğun, “bu ne için, nasıl” gibi sorularının ardı arkası kesilmez. Çocukta sonu gelmez bir öğrenme açlığı vardır. Her şeyi bilmek, tanımak hem anne babayı, hem çevresini bunaltıncaya kadar sorar. Söz dağarcığı genişlemiş, anlatım gücü rahatlamıştır.

Özerklik döneminin inatçılığı, olumsuzluğu gitmiş, onun yerini olumluluk, söz dinlerlik almıştır. Karıştırıcılığı daha bir sü­re devam edecektir. Kırıcılığı ve zarar vericiliği kalmamıştır. Ar­tık beceriksiz, sakar tavırları yoktur. Uğraşları amaca yöneliktir. Girişken ve yardıma hazırdır. Kendi işini kendi görmeye bayılır. Bu dönemde anneler, çocuklarının kendi işlerini yapmalarına izin verebilirlerse, çocuklar çok mutlu olur. örneğin, anne giye­ceklerini hazırlarsa, çocuk giyinebilir, düğmesini ilikleyebilir. Anneler çocuklarına küçük işler yaptırmalı ve de onlardan ken­dilerine yardım etmelerini istemelidirler. Kaldırabileceği küçük paketleri taşımasını, çatal-kaşıkları sofraya götürmesini is­temek gibi.

Bu dönemde tutuculuk da azalmıştır. Artık anne çocuğu her an kontrol etmek ve denetlemek zorunda değildir.

Bu dönemde çocuğun oyuna doymadığı görülür. Artık tek başına oynayamaz, oyunda arkadaş arar. Arkadaş anneden babadan daha fazla önem kazanmıştır. Yaşıtlarıyla oyun oyna­maya, paylaşmaya, ilişki kurmaya yatkındır. Artık elini kolunu daha becerikli kullanmaktadır. Yürümede ve konuşmada beceri kazanmıştır. Masallara, öykülere, çizgi filmlere ilgi başlar. Çizgi filmlerdeki kahramanlar konusunda ona bir şeyler anlatılabilirse, seyretmeye ve zevk almaya başlayacaktır. Korkutucu hikaye­lerden etkilenir. Öcüler, cinler, umacılar, hortlaklar, onun için gerçek varlıklardır. Bu dönemde hayal gücü çok canlıdır. Bu, döneme has ve normal bir gelişmedir. Bazen anneler bundan tedirgin olurlar. Çocuklar bu dönemde duyduklarını abartarak gördüklerini çarpıtarak anlatırlar. Olmamış şeyleri olmuş gibi anlatmaya bayılırlar. Anne bu olayı yalanla karıştırmamalı, bunun çocuğun gelişimi için gerekli olan doğal birtepki olduğunu bilmelidir.

Çocuklar yeni öğrendikleri sözleri durmadan tekrarlarlar. Kendiliğinden sözler uydururlar. Kafiyelere, ayıp sözlere,bilmecelere ilgileri vardır. Çok canlı olan hayal gücünün et­kisiyle kolay korkar, çabuk etkilenirler. Zaman zaman gerçekle gerçek dışını karıştırırlar.

Bu dönemde çocuk ufak tefek sıyrıkları önemser, ya ağlar ya da paniğe kapılarak, annesinden yardım ister. 

Bu yaşta benlik duygusu iyice gelişir. Kız erkek rolleri ve farklılıkları farkedilir. Bu çağda kız ve erkekler şeklinde kümeleşip, oynamaktadırlar. İlgileri cinsiyetlerine göre ayrılmaya başlamıştır.                                                        

Beş-altıncı yaşa kadar süren bu dönemde, çocuklar aile içi duygusal daigalanmalara ve sevgiye çok duyarlıdır. Bu dalga­lanmalardan ve sevgi kaybından fazlaca etkilenirler. 

Oyun çağının belirgin bir başka özelliği anneye babaya benzeme çabası ve öykünmedir. Bu dönemde, kız çocuklar annelerine, erkek çocuklar babalarına hayrandır. Annelerine hayran olan kız çocuklar, mutfakta iş yapmaktan, yemek yapar­ken veya sofrayı kurarken ona yardım etmekten hoşlanırlar. Anne kek yaparken veya hamur açarken onu da ortak etmeli, zaman zaman bulaşıklara yardım etmesine izin vermelidir. Bu yaşta kız çocuklar annelerinin makyaj malzemelerini karıştırır, elbiselerini, ayakkabılarını giymekten hoşlanırlar. Özellikle baba­larına bu şekilde görünmeye dikkat ederler. Bu davranışta hem anneye benzeme hem de kendini babaya beğendirme isteği vardır. Bir başka deyişle annesine bağlılığı ve sevgisi ile babasının beğenisini kazanmak isteği bir arada gider.

Analitik psikolojinin babası olan Freud’un belirttiği gibi, bu önemde kız çocukta babaya, erkek çocukta anneye yönelme olmaktadır. Bu yaşta kızlar babalarıyla, erkekler anneleriyle daha iyi anlaşmaktadırlar. Bu rekabette kız çocuk anneyle babanın arasına oturarak, onları yan yana oturtmamaya çalışır. Örneğin, arabada önde, babanın yanında olmak ister. Baba onun yanında olsun, onu kucağına alsın, onunla konuşsun ister.

Dört- beş yaşlarında çoğu kız çocuğu annesine “Anne ben büyüyünce babamla evleneceğim” der. Benzer davranış erkek çocukta da görülür. Erkek çocuk da babasına hayrandır. Onun gözünde babadan daha becerikli, daha akıllı ve daha güçlü kimse yoktur. Yaşıtlarına “Benim babam senin babanı döver” der. Yürüyüşüyle, hareketleriyle, konuşmasıyla babayı taklit eder. Babanın giysilerini, ayakkabılarını giyer, sigarasını içiyormuş gibi ağzına götürür. Hatta olayı traş olma isteğine kadar vardırır.

Erkek çocuk erkek kimliğini babaya, kız çocuk da kız kimliğini anneye benzeyerek kazanır. Psikolojide bu olaya özdeşim adı verilir.Çocuk anne babanın tutumlarını, duygularını, davranış, düşünce ve huylarını kendi benliğine maleder. Kendi kişiliğinin bir parçası haline getirir. Bunu yaparken bir üst benlik geliştirir. Bunu cezadan korktuğu için değil, özellikle anne babasının sevgisini sürdürebilmek için yapar.

Erkek ve kız çocuklar bir yandan anne babayı örnek alıp, onların niteliklerini benimserken, öte yandan da anneyi baba­dan, babayı anneden kıskanırlar. Kız çocuğun kendini babaya beğendirmek isteyişi gibi erkek çocuk da annesine, onu koruyacağını söyleyerek beğenisini almak istemektedir. Erkek çocuklar bu durumu annelerine “Babam seyahate çıkarsa, korkma ben varım” diyerek ya da “Büyüyünce sana ben baka­cağım” ifadeleriyle anlatırlar. Bu yaştaki çocukların bu çok do­ğal tutumu kimi anne babayı öfkelendirir ve korkutur. Çocuklarını azarlayarak susturmalarına neden olur. Ünlü psikoanalist Freud’un Oidipus Kompleksi diye söz ettiği bu evrensel tepki, gelişen kız ve erkek kimliğinin doğal bir sonucudur. Babayı kendine rakip görür ve kıskanır. “Büyüyünce seninle evle­neceğim” diyen çocuğa annesinin “Ama ben evliyim” demesi yeterlidir. Tepki göstermek, azarlamak, çocuğun bocalamasına, suçlanmasına neden olur. Bu yaştaki çocuğu hala anne babanınodasında yatırmak sakıncalıdır. Bu durum geçici olan suçluluk duygularını alevlendirebilir. Erkek çocuk anneye karşı hissettiği duygulardan dolayı baba tarafından cezalandırılacağından kor­kar. Örneğin sünnet edilmeyi böyle bir ceza olarak yorumlaya­bilir. Bundan dolayı bu yaşta çocukları sünnetle korkutmak sakıncalıdır. Bu korku ve suçluluk kız çocuklarında da görülür. Bu kıskançlık ve rekabet gelişim çizgisi içinde normal ve geçici bir duygudur.

OYUN

İYİ BİR ÇOCUK YUVASI (ANAOKULU) NASIL OLMALIDIR?

YUVAYA BAŞLAMA YAŞI NE OLMALIDIR?

Çocuklarda gelişim dönemleri ana sayfası